Kocatepe’dan Akdeniz’e…
Paşalar onun arkasındaydılar.
O saati sordu.
Paşalar “üç” dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurum başına kadar, eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.
N.Hikmet
30 Ağustos 1922, 26 ağustosta saat 05.00’te Kocatepe sırtlarından yapılan topçu atışlarıyla başlayan Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın en önemli dönüm noktasıdır; düşmana karşı verilen ulusal kurtuluş savaşının kesin utkuyla sonuçlandığı gündür. Dumlupınar’da düşman kuşatılmış, yeniden toparlanamayacak biçimde yok edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” buyruğuyla düşman aralıksız takip edilmiş, savaş 9 Eylül’de, İzmir’de sonuçlandırılmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk, kazanılan utkuyu Söylev’de Türk ulusunun başarısı olarak açıklar:
“Her evresi ile düşünülmüş, hazırlanmış, yönetilmiş ve utkuyla sonuçlandırılmış olan bu savaşlar, Türk ordusunun, Türk subaylarının ve komutanlarının yüksek güçlerini ve yiğitliklerini tarihte bir daha saptayan ulu bir yapıttır.
Bu yapıt, Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtıdır. Bu yapıtı yaratan bir ulusun çocuğu, bir ordunun Başkomutanı olduğum için sevincim ve mutluluğum sonsuzdur.”
Mustafa Kemal Atatürk tarafından yönetilen bu savaş, gizlilik, kuşatma ve hız gibi özelliklerinden ötürü savaş tarihinde örnek olarak gösterilmektedir.
Kazanılan başarı, TBMM’nin uluslararası tanınırlığını, Lozan Barış Antlaşmasına giden yolun açılmasını, cumhuriyetin kurulması için gereken siyasi ortamın oluşmasını sağlamıştır. Türk ulusu, yazgısını yayılmacıların değil kendisinin belirlediğini tüm dünyaya göstermiştir. Bu başarı, bağımsız ve özgür ulusdevletin kurulmasını sağlamıştır.
Türk ulusu, bağımsızlığını korumak amacıyla içinde bulunduğu durum ve koşulların elverişsizliğini düşünmeksizin ayağa kalkmış, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ülkeyi düşmandan kurtarmıştır.
Türk ulusu bağımsızlığı için savaşmış, düşmandan kurtulmuştur; o savaşın adı “Kurtuluş Savaşı”dır.
Tarihi kanlarıyla yazanlar, kazanılan savaşın adına “Kurtuluş Savaşı” demişlerdir. Şimdilerde bu savaşın kitaplardaki adını değiştirmek, önce savaşı verenlere karşı haksızlıktır. Kaldı ki, büyük önder Atatürk’ün bu konuda bir uyarısı da vardır:
“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana bağlı kalmazsa, değişmeyen gerçek, bütün insanlığı şaşırtacak bir durum alabilir.”
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı’nda canlarını ortaya koyan büyüklerimizi, ulusal güçlerimizi ve laik cumhuriyetimize emeği geçenleri saygıyla anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
Dil Derneği Yönetim Kurulu Adına Genel Yazman
Ahmet Pekel